The first 200 lines.
New Jersey. 1990.
Saçlar kabarık, asitle yıkama modaydı
ve Hackensack Lisesi öğrencileri için
önemli olan Grease'di.
Bugün saçları o kadar kabarık olmayabilir ama kişilikleri hâlâ dikkat çekici.
Şimdi bu eski ekip arkadaşları deri ceketlerinin ve
kaniş eteklerinin tozunu atıp okula dönüyorlar.
Otuz yılın ardından Hackensack Lisesinin Grease kadrosu
son bir performans için bir araya geliyor.
BİR DAHA!
Karşınızda Bir Daha.
HACKENSACK, NEW JERSEY
BISCHOFF'S DONDURMA AROMALARI
Hackensack'te...
TINA ETKİNLİK PLANLAYICISI
...oyunlar ciddiye alınırdı.
"RIZZO" ROLÜNDE TINA
Herkes Rizzo olmak istiyordu ve rolü ben kaptım.
İkinci sınıf olduğum için olay olmuştu.
Ben de "İyi olduğumu düşünmüyorsanız
"gelip oyunu izleyerek kendiniz karar verebilirsiniz." demiştim.
-Merhaba tatlım. -Merhaba.
JENNY DÜĞÜN PLANLAYICISI
Marty rolündeydim.
"MARTY" ROLÜNDE JENNY
GREASE'DE TINA VE JENNY
Grease benim en sevdiğim müzikal.
Olivia Newton-John benim tanrımdı. Hayatım buydu.
-Kafamda daha çok... -Selam.
Aman Tanrım, Cori geldi.
-Harika bir gün seçmişiz. -Merhaba!
Ne güzel bir anne.
Grease'in Hackensack versiyonunda...
CORI LİSE ÖĞRETMENİ
...ilk kez bir lise oyununda rol almıştım
ve çok iyi hand jive yapmıştım.
Bugün gözlüğümü takmaya çalışırken kırdım.
-Görebiliyor musun? -Hayır.
Arabamda gözlük onarma seti var.
-Hayır, gözlük onarma setini aşar bu iş. -Neresini kırdın?
Yanımda yapıştırıcı var.
Aman Tanrım.
İnsan yaşlanınca yanında Japon yapıştırıcısı taşıyor.
Şimdi gerçekten öğretmene benziyorsun.
-O kahve mi, çay mı? -Kafeinsiz kahve.
14.00'ten sonra kafein alamıyorum. Ondan önce sorun yok.
Eskiden gece onda kahve içip yatmaya giderdim.
-Hatırlıyorum. -Ve sorun yaşamazdım.
Ben nadiren kahve içiyorum çünkü midemi ağrıtıyor.
-Öyle mi? Evet. -Evet.
Ne kadar yaşlıyız, farkında mısınız?
-Evet. Biz... -Konuştuğumuz şeylere bakın.
-Bir bakın. -Safra kesesi.
-Kahve. -"Seks" kelimesi hiç geçmedi.
"Parti" kelimesi hiç geçmedi.
-Gözlüğün ne alemde, dostum? -Evet. Ne durumda?
Evet. İyi olmuş. Bakayım kullanılabiliyor mu.
-Oyunda ne yapacaksın? -Hâlâ ıslak.
-Oyunda gözlük mü takacaksın? -Hayır.
Pek de işe yaramamış.
Buyurun hanımlar.
-Teşekkürler. -Teşekkür ederiz.
İyi ki "A Chorus Line"ı oynamıyoruz çünkü...
o altın renkli taytta kalçamı düşünebiliyor musunuz?
-Ben öderim, Cori. -Bir düşün.
Ben hallederim.
Sen bahşiş bırak.
-Bu bahşiş. -Ben hallettim.
Bu bahşiş mi? Değil işte.
Sen hesaba bakma işini gözleri görene bırak.
HACKENSACK LİSESİ
AÇILIŞA 5 GÜN
ROSE REKREASYON SORUMLUSU
1990 Hackensack Lisesi Grease yapımında Frenchie'yi oynadım.
"FRENCHIE" ROLÜNDE ROSE
Şimdi burada çocuklarla çalışıyorum
ama bugün gelirken kendimi öğretmen gibi hissetmedim.
Öğrenciliğe dönmüş gibi hissettim.
Lise, mutlu olduğum bir zamandı.
AJ TEKNOLOJİ YETKİLİSİ
Aktif olmak mutluluğum için önemliydi.
Pek bir şey değişmemiş.
Tiyatro, spordan sonra yapabileceğim şeylerden biriydi.
"KENICKIE" ROLÜNDE AJ
Spor yaparken daha çok kardeşlik tarzı bir ilişki var.
Birlikte cephede olmak gibi diyebiliriz.
Ama tiyatroda daha çok duygusal bir bağ var.
İnsanlarla ayrı bir seviyeye çıkıyorsunuz ve bu benim hoşuma gidiyordu.
Merhaba.
AJ tamamen aynı görünüyor.
Belki daha iyi bile görünüyordur, bilemiyorum
ama kendine çok iyi bakmış.
-Nasılsın? -Selam. Nasılsın?
Bir dakika durun. Kontrol edelim.
-Her şey iyi mi? -Evet.
-Durun. Durun. -Sönük mü?
-15 yaşında gibi duruyor muyum? -Sönük değil. İyi.
-Şöyle... -Neden kızlarımı
-kocaya veriyor gibi hissediyorum? -Evet hanımlar.
Ne yapıyoruz tam olarak?
-O kim? O adam kim? -Bilmiyorum.
-Kapıyı kapat. -Şu gruba bak.
-Selam çocuklar. -Göremiyor. Göremiyor.
Gözlüğümü kırdım.
Gözlüğün yok mu?
Selam çocuklar.
Selam AJ.
-Merhaba. -Merhaba.
Gerçekten lise sahnemde olduğuma inanamıyorum.
Neredeyse 30 yıl önce oynadığım bir rolü yeniden canlandıracağım.
Ne olacak, hiç bilmiyorum. Düşüp kalçamı kırabilirim.
Bir Greg yaklaşıyor.
Aman Tanrım. Ne oluyor? Selam.
Grease son sınıfta oynadığım oyundu.
Danny Zuko'yu oynamıştım.
GREG TOPLUM TİYATROSU YÖNETMENİ
Biliyorum.
"DANNY" ROLÜNDE GREG
Bana bakıp "Danny Zuko'yu mu oynadın?" diyorsunuz.
O zamanlar saçım vardı. Bayağı harikaydı.
O yüzden saç tarama hareketi yerine parlatma hareketi yaparız.
Anlatabiliyor muyum? Şöyle...
-Selam. -Selam.
-İşte geliyor. -Erin.
Hiç değişmemiş.
Lisedeyken yüzücüydüm. Günde iki kez yüzüyordum.
Sabah okuldan önce ve okuldan sonra.
Yüzmek pek sosyal bir spor değil. Tek başınasınız.
Seni bu kadar uzun hatırlamıyorum.
Değil mi? Büyümüşsün galiba.
Tiyatroda yer almak tavırlarımı değiştirdi.
ERIN TAM ZAMANLI ANNE
İçe dönük biriydim. Bir oyuna çıkınca
daha açık oluyordum, kendimi daha iyi ifade ediyordum.
Daha güçlü oluyordum.
Jersey'desin!
ANTON MODA EVİ TASARIMCISI
Evet, Jersey. Uzun yıllardır yurt dışında yaşıyorum.
Bence biraz daha oturaklıyım.
Kızların bağrışmalarıyla karşılaştırınca.
Aman Tanrım!
Bu insanlar gürültülü!
İnsan unutuyor ama bazen tam Jerseyli oluyorlar.
-Selam. -Aman Tanrım!
Atla buraya. Atla.
-Yaşasın. -Selam.
Anton...
lisedeyken en iyi erkek arkadaşımdı.
Tarih dersinde her gün
benim için yeni bir balo elbisesi tasarlıyordu.
On beş yıldır Berlin'deyim.
-Vay canına, inanılmaz. -Vay be.
Geri dönmeyecek misin? Seviyor musun?
Paramus Park Alışveriş Merkezini görünce bile fikrin değişmedi mi?
-Olay tamamen Jersey, teşekkürler. -Avrupa kültürünü unut.
Hoş geldin!
Tanıyamadım seni. Saçların sarı olmuş.
Kafamda hâlâ 27 yıl öncesindeyim.
CLAUDIA GRAFİK TASARIMCI
Hâlâ alt sınıftayım, üst sınıftakilere
"Tanrım." diye bakıyorum.
Claudia çok tatlıydı, bir yaş küçüktü.
Liseden tanıdığın birini görmek her zaman güzeldir.
Özellikle de aranın bozuk olmadığı birini.
Kısaydın. Daha kısaydın.
-Aman Tanrım, Lorie geldi. -O aynıydı...
Biliyordum. Biliyordum.
Tabii ki Lorie, Sandy'yi oynadı.
"SANDY" ROLÜNDE LORIE
İtiraf etmeliyim, konuşacak yaşa geldiğimden beri Sandy olmak istemiştim.
-Aman Tanrım. İnanılmaz. -Tanrım. İnanamıyorum buna.
Sandy bana çok benziyor.
Kabuğundan çıkmak istemesini...
LORIE TIBBİ GÖRÜNTÜLEME TEKNİSYENİ
...çok iyi anlıyordum. Sanırım Grease'de oynamamın
sebeplerinden biri de bu.
Merhaba herkese.
-Selam. -Merhaba.
-Selam. -Onu tanıyor muyum?
-Hayır. -Ben de aynısını yaptım.
COY MIDDLEBROOK YÖNETMEN
Tanışmıyoruz ama tanışacağız. Ben Coy, bu hafta yönetmenim.
-Merhaba. -Coy, merhaba.
PEGGY HICKEY KOREOGRAF
Selam, ben Peggy. Koreografım. Size adımları öğreteceğim.
-Merhaba Peggy. -Merhaba. Korkmayın.
-Ben Jared. Müzik yönetmeniyim. -Selam Jared.
JARED STEIN MÜZİK YÖNETMENİ
-Önünde çok iş var. -Evet, heyecanlıyım.
Sizinle geçireceğimiz hafta için çok heyecanlıyız.
Grease için de.
-Vay canına. -İşim bitti.
-Tamam. Evet. -Harika.
Bu sahne iyi. Görüşürüz. Hoşça kalın millet.
Açılışta görüşürüz.
Broadway çıkışımı Grease'de yaptım.
Eugene'dim.
-Güzel. -Evet.
-Değil mi ama? Değil mi? -Peki.
Oyunu beş günde çıkaracaksak yapacak çok işimiz var tabii
No comments yet. Be the first to leave one.